BEN KÜÇÜK BİR KIVILCIMIM
Tüyler ürperten bir ses tonuyla demişti ki ateş;” Ben küçük bir kıvılcımım.Gurbetteyim.Benden uzak durun.”İşte bu hikaye, Ateşin gurbet yolculuğudur.Sürünün efendisi demişti bir gece; “ Ey kafile sahipleri!İlerde bir ateş görüyorum.Umulur ki ondan bir kıvılcım getirirde çadırımızı aydınlatırız.”
Yaklaştı yaklaşan,parladı parlayan.Efendi ağır ağır yaklaşıyordu ateşe.Yaklaştıkça da ürküyordu karanlıktan.İnsan hiç ateşe yaklaştıkça karanlıkta kalabilir mi?Yada Şöyle mi sorsaydım acaba; Mum kendi dibini neden aydınlatamaz? Oysaki ateş tepesindeyken…
İlim bir meşaledir.Yakıtı arttıkça ateşi hararetlenir.Fakat dibini aydınlatamaz.İlim ile amel edilmezse sadece çevresindekilere satarda ( yayarda) kendisi hisselenmezse meşale durumuna düşer.Bir başka misal ile zenginleştirecek olursak hikayeyi.Ateşe gittikçe karanlıkta kalmak şuna benzer.Bütün cihetlerden ilim yayılırken , bunların hiç birinden istifade etmezsen.Sana “ Ey ışıkta yönünü kaybeden aciz” derler…
Efendi ateşe yaklaştıkça titriyordu.Zira bu ateş başka ateşlere hiç mi hiç benzemiyordu.Renkleri daha parlak , harareti daha şiddetli.Ne dünya ateşlerine benziyordu, ne de onlardan gayrisine.. Efendi titrek bir sesle selam verdi.” Ey bu ateşin sahibi, çık ortaya” Bir müddet sağına soluna bakındı.Etrafta çıt çıkmıyordu.Pes etmedi art arda üç defa tekrarladı.
Bir ara homurdanırmışcasına bir ses geldi ateşten.” Ben gurbetteyim,Hilem çetin ve ağım da kuvvetli,Tuzağıma düşen yanmadan kurtulamaz” Efendi hiç duraksamadan soru verdi ;” Gurbetteyim ne demek?” Ateş göğü inletircesine cevap verdi; “ Gurbetteyim, hamları pişirmek için,Gurbetteyim,hamları avlamak için,Gurbetteyim,İlimleri harmanlayıp,pişirmek için…”
Sultan hayretle baktı,ilk defa anlamamıştı bir kelamdan mana.Bu yüzden tekrar sordu;” Hamlık nedir? Ateş, kapladığı hacmi arttırarak şöyle dedi.;” Hamlık şu ki, ne kadar ilim sahibi olursan ol, tüm bildiğin koca bir hiç olmadıkça hamsın.demektir.Bu hamlığı atlatıp devşirilebilir olman için gurbete çıkman gerek.O yüzden sultanlar sultanı hedef olarak çin’i gösterdi ve ekledi düş yola…”
Sultan;” Yola düşmekten kasıt nedir” diye sual edince ,ateş sukut etti.Sultan anladı ki, tabiatı yakıcı olan bir maddenin, kendi benliğinde ,potasında erimeyince sırlarına vakıf kılmayacaktır…
20.Ekim.2009
M.K
SİGARA HARAM MI?
Bismillah.Elhamdulillah.Bizleri nimetleri ile donatan Allah'a hamd olsun.Nimete karşılık hamdın ve şükrün yolunu gösteren hz MuhammedSallallahu aleyhi vesselleme salatu selam olsun.Ehli beyte ,Ashaba ve ruhunu iman selametiyle teslim edenlere selam olsun.
Allahın izniyle bu makalemde sigarayı ele alacağım.Ümmetin baş belası olan, çağımızın vebasından nasıl kurtulmalı ve insanlara yaklaşan bu tehlikeyi nasıl anlatmalıyızın derdine düşmeliyiz.Ben bu vazifeyi makalemle bir nebzecikte olsa yerine getireceğim.Tabi ki yazmak yetmez.Ne demişler;" ilim,amel,ihlas."Bu üçünden biri olmadan diğerleri de tam olmaz.Ben ilim kısmını aldım ama bu ilme ters düşen hareketlerde bulunuyorum işte bu yaptığım yanlış olur."sigara içmeyin"diyorsam, evvela ben kendim içmemeliyim ki yazımın tesiri olsun.
Mevlana Celaleddini rumi hazretleri der ki;" leş bize göre rezildir ama , domuza ,köpeğe şekerdir ,helvadır" Allah bu büyük zatın kabrini ziyareti nasip eylesin, ne güzel anlatmış meseleyi.Bu sözünü bu makale serisini okurken daha iyi anlayacaksınız.
Evvela düşmanı iyi tanımalıyız ve şu soruyu sormalıyız." Sigara nedir?"Sigara , patlıcangillerden bir bitki olan tütünün yapraklarından elde edilen bir keyif vericidir.ilk kez amerika yerlilerince bilindiği , kullanıldığı ve Amerika kıtasının avrupalılarca keşfinden sonra avrupaya christopher columbus tarafından götürüldüğü ,tarih kitaplarında yazılmıştır.
Ebul hasan el mısri, el hanefi bu konuda şöyle demiştir.;"Sahih nakli hükümler ,açık nakli deliller tütünün haramlığını ilan etmektedir.Tütünün ortaya çıkışı 1000 yıllarındadır.İlk çıktığı yer ise yahudi, mecusi ve hristiyan cemaatlerin yaşadığı yerlerdir.Tütünü ilk defa kendisinin hekim olduğunu iddia eden bir yahudi batıya getirmiştir.İnsanlara tütünü kullanmalarını söylemiştir.Anadoluya tütünü getiren etkelin adında bir hristiyandır.Sudan şehirlerinde ise tütünü ilk defa ortaya çıkaran bir mecusidir."
Necmul'l guzzi eş şafi bu konuda şöyle demiştir." Tütün sonradan ortaya çıktı.onun ortaya çıkışı hicri 1015 senesidir.Tütün içen onun sarhoşluk vermediğini iddia etse bile o uyuşturucudur. ' Rasulullah sallallahu aleyhi vessellem her sarhoşluk vereni ve uyuşturucu olanı kullanmayı yasakladı ' hadisi şerifine göre tütün haramdır."
Hanbeli hukukçularından eş şeyh Abdullah bin muhammed bin abdulvehhab bu konuda şöyle buyurmuştur;" Resulullahın sallallahu aleyhi vessellem hadislerinden, ilim ehlinin eserlerinden öğrendiğimize göre bu zamanda çok kullanılan tütünün haram olduğu açıktır.Bize göre anlatılanlarla ve müşahede ile tütünün vücut üzerinde diğer uyuşturuculara benzer etkileri vardır.Özellikle çok içildiğinde meydana gelen baş dönmesi ve baş ağrısı ,mide bulantısı ,halsizlik gibi durumlar sarhoşluğa yakın şeylerdir.Sarhoşluk veren şeylerin haramlığı ise kesindir."
İnsanın aklına şu soru geliveriyor.İnsanın aklını örten müptelalarının deyimiyle " içince kafam bir milyon oldu" dedirten bu sigaranın içinde ne vardır?İçerisinde oretalama 44 adet zehirli madde vardır.Bunlar kansorejen maddelerdir ve en tehlikelileri arsenik, benzin ,kadmiyun,hidrojen siyonid ,tolvene,amonyak ve propilen glikoldur.
Sigarayı içince vucudumuzda ne gibi değişiklikler olur? Nabız yükselir,nefes alıp verme hızlanır.Kan dolaşımı yavaşlar ve sonucunda astım, ciğer yangısı,göğüs ağrıları başlar.Daha sık nezle ,grip ve soğuk algınlığı geçirmeye başlanılır.
İsmail hakkı bursevi (k.s), Ruhul beyan tefsirinin birinci cildinin sonunda buyuruyor ki;" Şam'da iken şeyh ekber (k.s) bir kaç kere temessül edip, öyle ki halk ona yaprak (tütün) der.O bizim yanımızda pis ve haramdır buyurdu ve şeyhimden de duydum ki; tütün içen nefsani ve şeytanidir."
Süleyman hilmi tunahan (k.s) hazretleride (özetle) buyuruyor ki; " Sigaranın içiminde dünyevi bir menfaat yoktur.Bir müddet sonra bedena ait olan zararları sabitleniyor yani gözle görülecek hale geliyor.Manevi zararının ise haddi hesabı yoktur.Bu büyük bir musibettir.İşte bundan ötürü ,şu halde sigara içmek manen ve madden muzirdır ,haramdır."
Sigara hakkında bazı alimler mubah,bazıları mekruh bazılarıda haram demiştir.İnsan hangi fetvayla amel edeceğini şaşırabilir.Zira eğer sigara haramsa bunca sigara içen müslümanın hali ne olacak? Bu konuda Abdul aziz ed derbağ buyuruyor ki;" Bir mesele hakkında helal ve haramlık hükümleri toplanacak olursa haramlık hükmünün galip olacağına dair kaide-i külliye dikkate alındığı zaman sigara içmekle alakalı değişik hükümler arasında haramlılığı tercih etmek ihtiyata muvafık bir davranış olacaktır.Muhtelif görüşlerin ortaya (şüphe sokma) durum(ları) vardır. Şüphe, hadisi şerifte ;' Kim şüpheye düşecek olursa haramada düşer' buyurulmuştur.Bunun gibi haramlık ve mübahlık hükmü bir meselede içtima ederse haramlık yönü tercih edilmelidir."
Bu mübahlık ve hramalık konusu bize sorulsa ,yumuşaklık yapıp, bunca millet cehenneme gideceğine mekruh diyelimde içenlerde paçayı yırtsın diye düşünürüz. oysa ki o maddenin içindeki zehir hiçte bizim gibi yumuşak düşünmemektedir aksine insanların ölümlerine yol açmaktadır.Ayeti kerime de " kendinizi ellerinizle tehlikeye bırakmayın" buyurmuştur.Peygamberimizde Sallallahu aleyhi vessellem " Allah bize ateş yedirmemeiştir" buyurmuştur.
Her ne kadar sigara içmeyin denilsede mevlananın dediği gibi ,habis olan şey bazılarına bal, şeker gelmeye devam etmektedir.Bu makale de sigaranın haramlığına hükmedildiğini gördük.Bazı islam alimleri bu fetvayı vermek için hangi kaynaklara dayandılar .Bu sorunun cevabını bu konuda kaleme alacağım bir sonraki makalemde inşaAllah cevaplandıracağım.
Duamız;Ümmetin baş belası olan sigaradan Allaha sığınmaktır.Allahım, sigara içmeyi bize batıl olarak göster ve ondan uzaklaşmakla bizi rızıklandır ve onu bize çirkin olarak göster amin.
2 Kasım 2009
15 Zilkade 1430
Pazartesi
24/10/2009 · Kategori: Siirlerim
Sanma Şah'ım / herkesi sen /sadıkane /yar olur.
Herkesi sen /dost mu sandın/ belki ol /ağyar olur.
Sadıkane / belki ol / alemde bir / dildar olur.
Yar olu/ ağyar olur/ dildar olur/ serdar olur.
YAVUZ SULTAN SELİM