MİRAÇ HEDİYESİ NAMAZ
Bismillah.Elhamdulillah.Kendisinden başka hiç bir ilah bulunmayan hayy ve kayyum (gerçekte tek diri ve her şeyin yegane yöneticisi ) olan o büyük Allahu tealaya sonsuz hamdu senalar olsun.Salatu selam ise "ben ancak iyi ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyuran Hz Muhammed'e Sallallahu aleyhi vessellem olsun.
İdrakiyle müşerref olduğumuz bu ay.Onbir ayın sultanı ramazanı şerif ayının müjdecisi ve af gecelerinin meşalesi olan receb ayıdır.Bu ay ile alakalı daha önceki senelerde bazı mevzuları ele alan makaleler rabbimin izniyle yazmıştım.Bu sene hangi meseleyi mevzu bahis yapayım diye düşünürken ,bir taraftanda eski makaleleri karıştırıyordum ki tam o sırada " miraçtan sonrası" başlıklı yazımda ki şu paragraf dikkatimi çekti. "Aslında daha namaz bahsinden de bahsetmek istiyordum ama o konuyu başka bir zamanda mevla nasip ederse anlatmayı ,işlemeyi düşünüyorum" işte bu bana ,bu sene recebi şerif ayında namazı anlatmama gerektiği fikrini uyandırdı...
Kelimei şehadet getiren bir kişinin yapması gereken bir ibadettir namaz.Aklıma gelmişken kelimei şehadeti getirmekten hasıl olan maksadı yanlış anlayanlar var.Buna örnek mahiyetinde şu kıssayı zikredebiliriz.İmam nikahı kıyılacağı sırada imam efendi damada;" evladım kelimei şehadet getir"demiş.Damatta imama " hocam ben bu evin yabancısıyım neyin nerde olduğunu bilmiyorum.müsadenizle geline sorayım "demiş.Gelin de annesine seslenerek " Anneee!... hoca kelimei şehadet getirmemizi istedi ,nerdeyse getiriver..."(!)
Bu kıssaya gülüyoruz ama ibret almıyoruz.Kelimei şehadet getirmek demek.Dil ile ikrar etmek ve kalbende tasdik etmek demektir.Bu müslüman olduğunun alameti,nişanesidir.Bu islami bir hayat yaşayacağına dair söz vermendir.Bu son nefesine kadar islam üzere olman demektir.İşte buna söz verenler sırasıyla ibadetleri yapmaya başlar.
Bu ibadetlerden ilki ve " şüphesiz namaz müminler üzerine vakitle belirlenmiş olarak farz kılınmıştr"(Nisa/103) ayetiyle sabit ,farz ibadettir.İnkarı dinden çıkmaya götürürki bundan sığınılacak tek merca Allahu tealadır.Kıldığımız namazlarımıza hataları ve kusurları ve noksanlıklarıyla dergahı izzetinde fazlu kereminle kabul eylesin ve en kısa zamanda namazımızı tadili erknan üzere kılmayı nasip eylesin amin
Bir hadisi şeriflerinde buyurdu ki;"islam beş temel üzerine bina edilmiştir.Allahtan başka hiç bir ilah bulunmadığına ve muhammedin (aleyhisselam) Allahu tealanın elçisi olduğuna şahitlik etmek,namaz kılmak, zekat vermek,ramazan ayının orucunu tutmak,yoluna gücü yetenler için beytullahı hac etmek."
Yukarıda türkçesini yazdığımız islamın şartlarını her aklı yerinde olan müslüman ezbere bilir.Nasıl bir iş yerine gittiğimizde prasüdür icabı bazı şartlar karşılığında ne olur ne olmazı bildiren sözleşme kağıdına imza atıyor ve ardındanda harfiyen uyuyorsak sadık kalıyorsak sözleşmemize.aynı şekilde islama girdiğimizin mührü olan kelimei şehadeti söylerken de bu şartların altına mührümüzü basıyoruz.Fakat ne yazık ki ilk maddeden kaybediyoruz.
o ilk madde ise namazdır ki ,kılınışının dahi bir adabı vardır.o namaz size miraç gecesi hediye olarak verilmiştir.miraç gecesinin hediyesidir o.bir kaymakamdan gelen mektubu dahi özenle saklıyorsunuzda miraçta hediye olarka gönderilen namazı niye muhafaza edemiyorsunuz.
mevlana hazretleri ne güzel demiş ;" Aşk davaya benzer, cefa çekmekte şahide,Şahidin yoksa mahkemeyi kazanamazsın ki " Aşk ,islam olsun.Cefada namaz olsun.Namazın yoksa islamın özüne inemezsin ki.Hakikat perdelerini çekipte gözünün önünden gerçeğe ulaşamazsın o zaman.o yüzden buyuruyor peygamber sallallahu aleyhi vessellem " kişiyle ,şirk ve kafirlik arasında namazın terki vardır." mevlananın deeyimiyle mahkemeyi kaybettin arkadaş...
satırlarıma mevlananın bir sözüyle devam etmek istiyorum."Deniz ölüyü üstünde taşır.diriyi boğmak ister.nefis sıfatlarını öldürki hakikat sırlarının denizi seni üstünde taşısın" Şeytanın kafir oluşunun sebebi secdeyi gururuna yediremeyşindendi.İnsanın namaz kılmamasının nedenide nefsinin kölesi olmasındandır.nefsin peşine gitmekten ,nereye gittiğinden habersiz.Cehenneme doğru koştuğunu görmüyor. oysa islama teslim olsa.o teslimiyet onu " seven sevdiğiyledir"in sırrınca cennete sokacaktır inşaAllah.
bir kudsi hadiste buyuruldu ki" muhakkak ki ben senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve kendi katımda şöyle bir ahitte bulundum.her kim bunlara vakitlerinde devam ederse, mutlaka onu cennete girdireceğim.ama h er kim bunlara devam etmezse ,artık onun için benim yanımda hiç bir söz yoktur."
dinimizin direği ,mümin olanların ise miracı olan namaz mevzumuza başka bir makalemizde devam edeceğiz.zira kendisi o kadar geniş bir konu.değil bir sene ,bir ömür yazsam yinede biteremem. son olarakta bu mübarek ayda şu dua ile hitama erelim.
Ey Allah.Şüphesiz ben ,nimetleri gideren nikmetleri indiren hürmet perdelerini yırtan hastalıkları uzatan acıyı çabuklaştıran ve pişmanlık bırakan her bir günah için senden mağfiret taleb ediyorum.amin
4 temmuz 2009
11 receb 1430
cumartesi
RECEB AYI, KABİR VE ŞEFAAT
Bismillah.Elhamdulillah.Rabbıma hamd,Rabbımın habibine de salatu selam olsun.Bizleri yarına (mahşere) hazırlamak için darlanan sevgiliyi üzmemek adına günahları sıfırlatma yarışına girelim.Millet olimpiyat yarışı için kilomatreleri yürüyormuşcasına katederken, biz ümmeti muhammed olarak peygamberi üzmemek ve şeytanı da memnun etmemek için Allah'ımıza kulluk yapacağız."Hayırda yarışın" işaretiyle (komutuyla) ahiret maratonumuzu başlatıyoruz...
Geçen sene günahıyla sevabıyla geride kaldı.Bize şimdi yeni bir sene lazım.Yeniden üç aylara kavuşmanın verdiği sevinç ve mutluluk , kurumuş olan gönül bağçemizi canlandırıyor,yeşertiyor.Gönül sahillerimiz de yunus balıkları zıp zıp zıplıyor.İşte bu tarifi yapılamayan sevincin nedeni.Kendisinde sevapların katlandığı,kutlu ,mübarek aya ulaştığımızdandır.
Geçen sene bu aya kavuşanlardan bazıları (eceli gelenler) bu sene bu aya tekrardan kavuşamadılar.Onların defterleri dürüldü.Yapamadıkları ibadetlerin hasretiyle yanıyorlar kabirlerinde; " keşke" diyorlar, " keşke şu an (hayatta olsaydım da ) çatlarcasına ibadet (etseydim ) edeydim, günahlarımı sildireydim..."
Nimetin kıymeti elden geçince anlaşılır.Atalarımızın dediği gibi " kör ölür, badem gözlü olur."Yaşamak elinden alınınca ,o kara toprağın bağrına düşünce, yaşamanın kıymetini anlarsın da iş işten geçmiş olur.Kimse de acımaz sana.Bir kaç damla yaş döker, dir kaç sene e adını anarlar akabinde dünyaya hiç gelmemiş gibi oluverirsin.
"Kıyamet gelecektir.Bunda şüphe yoktur ve elbette Allah kabirdekileri diriltir."(hac/7) Vay o zaman onlara ki hesabın çetinliğinden ötürü görecekleri zorluklara.İnsan bu dünyadan bol günahla giderse hali yamandır.Kimsenin şefaati ,şefaat etmesi kurtaramaz eğer Allah izin verirse müstesna.Hz peygamber sallallahu aleyhi vessellem buyuruyor ki; " Ben kıyamet gününde ,taş ve topraklar sayısınca (yani pek çok) kimselere elbette şefaat ederim"
Bizler sürekli günah işleyen tabiri caizse günah fabrikalarıyız.Dedikoduyu ,gıybeti, şüpheli olan şeyleri ve hatta çoğu zaman haramları bile işliyoruz.Bir an gaflete dalıyoruz.Rabbimizi unutuyoruz da o unutmanın rahatlığı içinde rahatça dalıyoruz günaha.Fakat rabbimizi asla bir başka ilahla eş tutmuyoruz yani şirke düşmüyoruz.Biliyoruz ki Allahımın rahmeti gazabını geçmiştir.Bu bizi rahatlığa sevk etmemelidir.Korku ve ümit arasında adeta mekik dokumalıyız.Ağlamalıyız hatalarımıza.
Bu mevzuyu şu örnekle biraz daha açalım.İki evliyamız olsun.İkisi de aynı yaşta ve aynı makamda bulunsun.Biri çocukluğundan itibaren hiç günaha bulaşmadan ibadet etmiş, öteki ise sonradan tevbe etmiş.Gençliğinde ne çamlar devirmiş,ne testiler dökmüş sonra da nasuh tevbesi etmiş.Bu iki evliyadan ikincisi (Allah'a) daha sevgilidir.Zira gençliğinden beri ibadet edenin kalbine gurur ,kibir gelebilir ama ötekisi sürekli eskiden işlediği günahları hatırlayıp onlara ağlar.Mevla da günahına ağlayanı sever.
Bizde ağlamalıyız hatalarımıza ve dilimizden kelime-i tevhidi düşürmemeliyiz.Hadisi şerifte buyuruldu ki; " şefaat için rabbimin huzuruna çıkarım şefaatimde ısrar ve devam gösterip; ya rabbi, la ilahe illallah diyen kimse için şefaatimi kabul eyle.derim.Bu halde Allahu teala, ey muhammed ,bu şefaat senin veya senden gayri bir kimse için değildir.Ancak benim zatı alime mahsustur.izzet ve celalime yemin ederim ki la ilahe illallah diyen kimselerden hiç birini cehennemde bırakmam der."
Günümüz bazı alimleri (!) La ilahe illallah de gerisi teferruaatır diyor.Bu söyledikleri heyezanları hakikaten bir müslüman olarak bana ve zerre miktarı imanı olanlara ağır gelir ve geliyor.Nasıl olur da Alemler kendisi için yaratılan, yaratılma sebebimizi bir kenara atıp sadece Allaha iman yeter diyebilirsiniz.Allaha itaat resulune itaatı gerektirir.Hz Muhammedsiz islam neye yarar.Kanadı kırık kuş misali hiç bir işe yaramaz o din.Ancak Hz muhammedle güzeldir.Bir puzzle gibi, birleşince parçaları ortaya anlamlı bir obje çıkar.İmanın altı şartını, islamın beş şartını birleştirirseniz ortaya islam çıkar.öteki türlü yahudi ve hristiyanların tahrif ettikleri dinlere döner ki o da islam için asla söz konusu değildir...
İnşaAllah biz de kelime-i tevhidi günlük virdler edinelimde en azından üç aylar içinde (3,5,7,9,11,33,99,100,333,4444,10000 ,vs vs) kendi belirlediğimiz miktarda zikredelim.Zaten üç aylar boyunca zikreden geriye kalan aylarda da devam eder ta ki son nefesine kadar Allahın izniyle...
Allahın resulu buyurdu ki;"Ey sevban, bu kabirlerde yatanlar şüphesiz azap çekiyorlar.Onlardan azabı dindirmesi için Allahu tealaya yalvardım.Ey sevban! eğer bu kişiler, receb ayında bir gün oruç tutsaydılar ve bir gece olsun ibadette bulunsaydılar.bu azaba düşmezlerdi."
İnşaAllah recebi ilk gece ve günden son gece ve gününe kadar hayırlı amellerle ihya ederiz.Rabbim hakkımızda hayırlı eylesin.Bu mübarek recebi şerifi hayırlı şefaatçi ve şahid eylesin.Sağlık ve afiyet üzere regaib kandiline ve Miraç kandiline kavuşmayı nasip eylesin.Recebi ve şabanı hakkımızda hayırlı eyle ve bizi ramazana ulaştır amin . Esselatu vesselamu aleyke ya resulullah
24 Haziran 2009
1 Receb 1430
Çarşamba
YARIM KALAN YARIM MAKALE...
[Okuyacağınız bu makale,( 7 Aralık 2008 , 9 zilhicce 1429 Pazar günü )Hangi karmaşık duygular içinde yazıldığını unuttuğumu ve bu makalenin varlığından da altı aydır haberdar olmadığımı belirtsem, abartmış olmam.Bir zaman internette yayımlanmak üzere kaleme almışım.Daha sonra ( her ne olduysa bilemiyorum ) bilgisayarımın bir (dosyanın/ belgenin içinde) köşesinde öylece yarım yamalak kala kalmış.Son günlerde karşıma çıktığına göre (bu işte) vardır bir hayır diyerek, noktasına virgülüne dokunmadan aynen aktarmayı uygun görüyorum.]
Bismillah.Elhamdulillah.Allahu Tealaya sonsuz Hamdu Senalar, Resulu Hz Muhammed Mustafa (sallallahu aleyhi vessellem ) efendimize de sonsuz salatu selamlar olsun.Bizleri bir bayram gecesine (Kurban bayramının gecesine bir kere )daha kavuşturan , bunca günahımıza hatamıza rağmen , (bizleri affetmek için) ”kulum bana bir arşın gelsin ben ona bir kulaç yaklaşırım,kulum bana bir adım gelsin ben ona koşarak giderim” buyuran Rahman ve Rahim, Gaffar ve Settar (celle celaluhu) (olan) Rabbimiz bizleri bağışlamak için (nice) bahaneler yaratıyor.
Her kim canu gönülden “La ilahe illallah Muhammedur rasulullah “derse cennete girer buyuruluyor.Her kim Allaha inanırsa,peygamberine inanır ve getirdiklerine “ başım gözüm üstüme ya resul “deyip kabul ederse.Ne kadar günahı olsa da, Belki ahirette bir miktar ateş azabında yansada ,sonunda inşaAllah cennete girecektir.
Bir keresinde buyuruldu ki,( Allah açığıda gizliyide herşeyi bilir manasında)” Allah kalbinizden geçeni de bilir, o zaman Allahın azabından korkun. Ve sakının” Sahabe efendimiz öyle sarsıldı ki bu sözleri duyunca.Ne yapacaklarını şaşırdılar.( Allah bizim kalbimizden geçirdiğimiz kötü düşünceden dolayı bize azap eder mi endişesiyle )Peygambere bu durumu sormaya başladılar.O zaman denildi ki, eski kavimlerin yaptığı gibi işittik ve isyan ettik mi diyorsunuz? Sahabe efendilerimiz bir kez daha sarsıldılar.(onların amacı kendilerini rahatlatacak bir cevap almaktı ve ) Sonunda amener resulu indirildi semadan.
(kalplerine su serpmek için buyuruldu ki ) “Allah kuluna gücünün yettiğinden fazlasını yüklemez.” ( yani kalbinden geçipte işlemediği ,fiiliyete dökmediği bir şeyden ötürü kuluna azap etmez) ( Gücümüzün yetmediği, engel olamadığımız bu halden ötürü bizlere bu yükü) Yükleme ya rabbi,Belimiz iki büklüm.Günahlarımız çatırdatıyor belimizi.Zihnimiz bulanmış,Etrafımızı sarmış yamyamlar.İmanımızı istiyorlar.”Ey fulan , ver imanını ,karşılığı dünya sarayları…” Ya rahman ya rahim bizlere acı ki şeytan ve ordusu bizi doğru yoldan saptırmasın.
Bir keresinde hz Ebu Bekir gördü ki ,resulullah (sav) hasırlar üzerinde,hasırın izi çıkmış sırtına.Ağladı ebu Bekir , Dedi ki, şu kafirler dünya da nimetler için de ,sen eziyetler içindesin.O zaman Allah resulu buyurdu ki, İstemez misin şu dünya onların Ahiret bizim olsun.
Ahiret muttakilerin,Doğruların,Sadıkların,Sıddıkların huzur yeri olacak Allahın izniyle.Huzur ise bu dünya da bulunur.Bir kimse ilme ne kadar önem veriyor ? bunu çok iyi düşünmeli ve incelemeli Eğer ilme aşkı yoksa ,boştur o. Emri bil maruf nehyi anil münker yani iyiliği emretmek ve kötülükten nehy etmek.( engellemek) vazifesini yapabilmek için,ilim bilmesi gerek.İlim ilim bilmektir.ilim kendin bilmektir.Sen kendini bilmezsin ya bu nice okumaktır.
Yunus emre ne güzel demiş,İlim ilim kendini bilmektir. Yani ne kadar ilmin varsa sen o kadar aydınsın.Kendinin seviyesini o ölçüde bilirsin.Sürekli okumak ve yeni ilimler öğrenmek istersin.ilim sana iki yol sunar.Biri iyi, Biri kötü…Yolunu seçersin.Seçtiğin yolun sonu ya hüsran ya sevinçtir.İkisinin sonucuna da katlanırsın.( ve bilmelisin ki bu seçimini sen yaptın, Allah sana zorla yaptırmadı ve kuluna gücünün üstünde de bir teklif sunmadı.sen seçtin yolunu, o da ezeli ilmiyle bildiğinden yazdı defterine.)
(seçtiğin yanlış yoldan ötürü senin için ) Cehenneme götürün dediklerin de, (hayıflanarak ) “Ya leyteni küntü turaba”dersin ama faydası var mı?Keşke toprak olaydım.Keşke hayvan olaydım.Keşke ,keşke ,keşke…. Artık keşkelerin faydasızdır .Ne sana şefaat eden olur ,ne de elinden tutan. Cehennem görevlileri iterler hızlıca çılgın ateşe.(çünkü seçimini o tarafa yapmıştın)
İçeceğin irin ,kan, yiyeceğin zakkum olduktan sonra, Bu dünyanın çok konforlu geçmesinin ne anlamı var….Peygamber buyurmuyor mu? Dünya onların ahiret bizim olsun…Evet Ahiret bizim olsun ya resul.Sen bizim ol Ya resul. Sen bizimle olduktan sonra ne önemi var düşmanlarımızın.( cehennem de yandıktan sonra dünya da konforun ne önemi var ? )
İlim bizi sana götürür mü ey resul? Evet ilim bizi Allaha ve resulune götürür inşaAllah.Eğer hakkını verirsek,verebilirsek götürür tabi( ilmin hakkı da ,amel etmendir) .Ya eğer hakkını veremezsek,( ilmimizle amel edemezsek ) o zaman bizi ebu cehillerin yanına götürür.Hadisi kudsi de “ilim çoğunu yoldan çıkartmıştır “ buyruluyor ( bazıları da bile bile haktan saptırır.bunlardan Allaha sığınırız) .İlim kendini bilmen demekse,Sen niçin bu kadar ilme rağmen düzelmedin ey nefis….
Sen kendini bilmez,densiz densiz hareketler de bulunursan.Bu ilmin önemi nerde? Hani onca yıl okumuştun.Demek hepsi aldatmacaydı.Demek sen iyi gibi görünüp milleti kandırıyordun.Samimi değildin demek davanda?........
[İşte bu satırlarda sonu gelmeden biti vermiş.Daha doğrusu yarım kalmış,tamamlanamamış.En son sorulan soruyu herkes kendi nefsine sorsun ve kendini sorgulasın...Allah yar ve yardımcımız olsun.]
22 Haziran 2009
30 cemaziyel ahir 1430
Pazartesi
Şifa & Sağlık Ansiklopedisi "B" Harfi
=============================================
BADEM
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
BAKLA
İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
BAMYA
Halsizliğe karşı bire bir. 100 gram bamya günlük magnezyum (hücrelerin enerji depolamasına yarayan madde) ihtiyacımızın üçte birini ve yüzde 10'dan daha fazla miktarda ise günlük demir (akyuvarların vücut içinde oksijen taşımasını sağlıyor)ihtiyacımızı karşılıyor.
BİBERİYE
Eski zamanlarda gençliği geri getiren bitki olarak adlandırılan biberiye, sivilcelere iyi geliyor. Cildin esnekliğini ve sıklığını artırıyor. Bir litre suya, biberiye ve kekik yağından iki kaşık ekleyin. Bu karışımı cildinizi temizlemek ve yumuşatmak için kullanın.
BEZELYE
Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir.
BROKOLİ
Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine bire bir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.Göğüs kanserine ve spinabifida hastalığına karşı etkili. Brokoli bol miktarda, göğüs kanseri riskini azaltan 'indole' adlı bir madde içeriyor.İndole, göğüs kanserine neden olan östrojen bozukluklarını engelliyor. Ayrıca brokolinin diğer bir özelliği de, spinabifida hastalığını (doğuştan belkemiğinde son omurun kapanmamış olması) önlemesi.
BUĞDAY
Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.
================== -Cennet Sarayı- =====================
CUMAYI PERŞEMBEDEN BEKLEMEK
Bismillah.Elhamdulillah.Allahu Tealaya Hamd ve Resulu Hz Muhammed Mustafa'ya Salatu selamlar olsun.Ehli beyt ile Mübarek Ashabına ve diğer peygamberlere de Selam olsun.
Cuma ile alakalı makalelerimize devam ediyoruz Allahın izniyle.Ne kadar sürer ne zaman cuma ile ilgili sonuncu makaleyi yazarım bilmiyorum.Yazmak büyük cesaret istiyor.Zaman zaman cesaretimi kaybediyorum.Sonra bir aşk yazmaya teşvik ediyor.İstiyorum ki din kardeşime de bir kaç meseleyi yazarak izah edeyim.yazdıklarımda itikadı sarsacak ,insanı dinden çıkaracak hiç bir mevzuya yer vermedim.Günümüzde öyle akımlar var ki insanın anında dinden çıkmasına vesile olur.Mesela imanın şartı altı değildir diyenler gibi ve yine kadere iman etmek teferruattır diyenler gibi...işte buna benzer sözlere yervermedim.Hep bilindik konuları tekrar ettim.İstedim ki ölsem de arkamda bir şeyler bırakmış olarak gideyim.Dilim sussa da kalemim hep konuşsa...
Cumanın adablarından biri şudur ki; Cumaya perşembeden hazırlanmaktır.Seleften bir zat şöyle demiştir."Allahu tealanın kullarına maddi rızıktan başka da fazlı ve ihsanı vardır.Ancak bu fazl ve ihsanı, perşembe günü ikindiden itibaren cuma namazına kadar isteyip dua edenlere nasip eder."
Zira cumanın gelişini bir gün evvelinden büyük bir sabırsızlıkla bekleyen bir kişi cumayı gaflet içinde geçirir mi hiç?Daha evvel şu misale benzetmiştik.Sevdiğiniz bir yemek gelse önünüze, nasıl o tabağı sonuna kadar sıyırırız.Cuma da bizim sevdiğimiz bir gündür.Onun için bir geceden evvel başlarız ihyaya.Böyle yapan birininde elbet duası kabul saatine denk gelir.Bu kişi ne şanslıdır.
Buna mukabil bir de cumadan haberi olmayanlar vardır.Hani cuma gelmiş mi? Gelmemiş mi?Hiç umurunda olmaz.Bunlar hüsrandadır,Ziyandadır.Seleften bir zat şöyle demiştir." Cuma namazından hissesi en çok olan kimse, onu perşembe gününden itibaren gözetleyen ve ona hazırlık yapandır.Hissesi en az olan kimse ise, o gün sabahladığı zaman, 'bugün hangi gündür?' diye sorandır."
Bu meseleyi önemsemek ve üstüne basa basa durmak lazım.Günümüz müslümanı cumayı değil perşembeden, cumayı vakti girdiğinde bile işinden gücünden ötürü hatırlamıyor ve vaktinde dahi karşılayamıyor.Hatta bazıları hafife alarak dalga geçiyor.Bir tüccar vardı.cuma günü cuma namazına giden çalışanına alaylı bir uslub ile derdi ki ; "müridlerini toplada ,mağazaya getir bir işe yararsın.Namaz için kaybettirdiğini bu şekilde ödersin." sonu hüsran olmuştu, yazık olmuştu ama kendi düşen ağlamaz derler...
Günümüz de o kadar zındıkı azamlar var ki; zındıklıkları şeytanı bile sollamıştır.Şeytan bile bunlardan kaçar.Zira şeytan secde emrine itaat etmediği için iblis olmuştu.İnsan ise günde beş vakit secdeyle emrolunduğu halde itaat etmemekte ve etmezse bunun hali nasıl olur? Bundan şeytan da kaçar ,cinde...
Cumaya gitmeden evvel yıkanmak ve temiz elbise giymek sünnettir.Allah temizlenenleri sever.Müslümanda Allahu tealayı hoşnut etmek için yıkanmalı ve temiz elbiseler giymelidir.Peygamberimiz Sallallahu aleyhi vessellem efendimiz buyuruyor ki;" Cuma günü yıkanmak her mükellefin üzerine vaciptir."vacip, farz kadar kesin değildir.Zanni bir delille sabittir.Bir başka hadiste ise " cuma namazına giden herkeso gün yıkansın" cumaya giden erkek cemaat , sanki bayram günüymüş gibi (bayram namazına gidiyormuşcasına) tertemiz (kıyafetlerini giyerek ve güzelce gusul abdestini almış bir şekilde ) müslümana yaraşır bir şekilde ( namaza )hazırlanmalıdır.Böyle yapanlara (gusul abdestini alıp temiz elbise giyinenlere sünnete uydukları için) peygamber sallallahu aleyhi vessellem efendimiz rahmet duasında bulunmuş ve buyurmuştur ki; "Allahu teala o kimseye merhamet etsin ki; cuma günü erken kalkar ,yıkanır ,temiz elbise giyer ve erken mescide gider"
Elbise tercihinde de beyaz renk tercih edilmelidir.Siyah rengi bazı alimler mekruh saymıştır.Tabi hoca ne derse desin cemaat bildiğinden şaşmaz, bildiğini okur (!)...
Konu temizlikten açılmışken şu hususları da dile getirmekte fayda vardır.Abdullah ibni mesud radıyallahu anh şöyle demiştir." kim cuma günü tırnaklarını keserse, Allah teala ondan bir hastalık alır ve ona bir şifa verir." Bir müslümana uzun tırnaklar yakışmıyor.Sağlık açısından da ,dini açıdan da en iyisi tırnakları kesmektir.
Yine cuma günü güzel koku sürmelidir.Bu konu da imam şafi buyuruyor ki;" Güzel elbise giyenin sıkıntısı azalır.güzel koku sürenin de zihni açılır" Yine cuma namazını sarık ile kılmak ,diğer namazlarda olduğu gibi müstehabdır.
Cuma günü mescide erken gitmek gerekir.Peygamberimiz sallallahu aleyhi vessellem buyuruyor ki;" cuma günü mescide en evvel gidenler birer deve sadaka etmiş gibi olurlar.Bunları takiben gelenler birer sığır sadaka etmiş gibi olurlar.bunlardan sonra gelenler birer koş sadaka etmiş gibi olurlar.Bunların arkasından gelenler tavuk sadaka etmiş gibi olurlar.Bunlardan sonra gelenler de birer yumurta sadaka etmiş gibi olurlar." (bir rivayette de) " Melekler bunları geliş sırasına göre kaydederler" İmam minbere çıkınca da,melekler defterleri kapatırlar ve gelip hutbeyi dinlerler.Bundan sonra gelenler ise sadece namazın farzını yerine getirmiş olurlar.Bunlara cuma sevabından bir şey verilmez."
Günümüz müslümanı cuma namazına ezan okunduktan ,imamda minbere çıktıktan sonra geliyor.İşte böyle yapanlar bu hadisi iyice ve dikkatlice okusunlar.İnşaAllah bir sonraki cuma ile alakalı makalemiz de bu yazımız da girişini yapıp devamını getiremediğimiz mevzuyu işleriz.Rabbim yar ve yardımcımız olsun.Dua ile...
17 Haziran 2009
24 Cemaziyel Ahir 1430
Çarşamba
« Önceki :: Sonraki »