VAY NAMAZ KILANIN HALİNE!...
Bismillahir Rahmanir Rahim.Elhamdulillahi Rabbil Alemin.VesSelatu VesSelamu Ala Seyyidina Muhammedin Ve Ala Ali seyyidina Muhammed.Receb ayı hakkında,özellikle namaz bahsini anlattığım bu serinin son makalesini kaleme alıyorum.Ayette buyurulduğu üzere " Vay haline (şöyle) namaz kılanların ki,onlar , namazlarından (onun öneminden,gayesinden ve vaktinin geçtiğinden) gafildirler.Hem de onlar gösterişçidirler.(iyi tanınmak veya çıkar sağlamak için namaz kılarlar)
İçinizden şu düşünce geçebilir."Peki biz neyapacağız.!Namaz kılanda,Namaz kılmayanda tehlikede?"Sanki şeytan şunu dedirtiyor.(haşa) " Allah ne istiyor bizden o bile belli değil"(Binlerce haşa)Allah azze ve celle kullarından düzgün ibadet istiyor.İbadet ederken hayaline başkasının hayalinin girmeyeceği bir kulluk istiyor.Bun ihlas denilirki tarif mahiyetinde bir kaç ayet ve hadis zikredelim.
Kehf suresinde buyuruluyor ki;" Artık herkim Rabbinin likasını umar ise yani rabbinin sevabına kavuşacağını arzularsa,o kimse salih amel işlesin ve rabbinin ibadetine hiçbir kimseyi şirk koşmasın" Rahman olan Allaha bir başka rab ile ortaklık isnad etmek kadar zalimlik yoktur.ozalimlikte ancak kendi nefsine yapacağın zarardır.
Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyhi Vessellem şöyle buyurmuştur; "kıyamet gününde ihlas ve şirk Rabbül alemin huzuruna gelir.O vakit cenabı rabbül alemin ihlasa " Sen ehlinle birlikte cennete git" diye emreder.Şirke ise "sen de ehlinle birlikte cehenneme git" diye emreder."
Son olarakta ihlas babında Cüneyt rahmetullahi aleyhin şu sözünü nakledip,asıl konumuza dönelim."İhlas öyle bir ameldir ki, o amel ile sen ancak Allahutealayı murad edersin.Hangi amelden olursa olsun."
Düzgün ibadet istiyor dedik ,makalemize başlarken.Peki düzgünlükten kasıt nedir?Buyuruldu ki hadiste;"Sizin biriniz secde yaptığı zaman,yüzünü ve burnunu yere koysun.Şüphesiz Allahu azze ve celle bana,alın,burun,eller ve dizler ve ayakların başları (ola)n (parmaklar)dan ibaret yedi uzuv üzere secde etmemi, bir de ne saçımı ne de elbisemi düzeltmemi vahyetti.Her kim namaz kılarda ,her uzva ondan hakkını vermezse namazını bitirinceye kadar o uzunv ona lanet eder"
Hadesten anlaşıldığı üzere,düzgün ibadet budur.Bu şekilde (tadili erkan üzere) yani ihlas ve ilim ile amel eden kurtuluşa erer.İlmi zikretmemizin sebebi ilim olmadan amelin olmayacağındandır.Yoksa namazın varlığından bile haberimiz olmazdı.Elhamdulillah Rabbim ilim kapılarını açıyor.Geriye ihlas ile amel etmek kalıyor.
Rabbime itaat edenlerden olalım.Eğer itaat etmezsek başımız büyük derde girer.Zira günümüzde (çoğu) erkek(ler!...) Allah'a (günahları işlemek ve ibadetleri yerine getirmemek suretiyle) itaat etmiyorlar.Yani erkekler Allah!a itaat hususunda gevşek davrandıkça kadınlarda kocalarına itaat hususunda gevşek davranmaya başladılar.Oysa ki kadın, erkeğin sol kaburga kemiğinden yaratılmıştı ve yaratılışı gereği erkeğine itaat etmeliydi.Bunu karı-koca ilişkisi çerçevesinde değerlendirmenin itaat mevzuunu dar bir kalıba sokacağına ve eksik noktalar bırakacağına inanıyorum.
Ayrıca bir babaya çocukların itaat etmemeside,babanın rabbine itaatta gevşemesinin alametidir.Küçüğün büyüğünün büyüklüğünü saymaması, zincirleme kaza gibi şuraya çıkıyor ki.İnsan Allah'ın emrine itaat etmedikçe ,yaratılanda yaratılana (meşru dairede) itaat etmiyor.
Bize düşen görev Rabbimize doğru kulluk yapmak ve özellikle amel ederken riya,kibir ve şirke düşmekten tıpkı ateşe düşecekmişine imtina etmektir. Miracın hediyesi ve anısı olan namazlara sahip çıkalım.Zira buyurulduğu üzere " Nice namaza duran vardır ki; namazından yorgunlukla ,ayaküstü dikilmekten başka bir şey ellerine geçmez."
Rabbim, Recebi şerifi ayını hakkımızda hayırlı eylesin,bu ayın faziletine bereketine ve müjdesine ermeyi herbirerlerimize nasip eylesin.Miraç Kandiliniz mübarek olsun...
17 Temmuz 2009
24 Receb 1430
Cuma
NAMAZ HEDİYEDİR
Bismillah.Elhamdulillah.Allahu teala hazretlerine sonsuz hamdu sena ve resulune de sonsuz salatu selamlar olsun.Geçen makalemizde çok az bir konuya temas ederek bırakmıştık namazı.( oysa o namaz ki hiç bırakılır mı? ) Bu makalemiz de ise az daha ilave ederek geriye kalan konuları sonraki makalelere devrederek Allahın izniyle hitama erdireceğiz bu faslı.
Peygamber Sallallahu aleyhi vessellem buyurud ki; "Her kim şu farz olan beş vakit namazı kendisi üzerinde (Allah için) bir hak olarak görürde, onların abdestlerini, vakitlerini,ruku ve secdelerini muhafaza ederse, cehenneme haram kılınır."
Bu hadis üzerinde biraz durmak gerekirse.Burada dört madde zikredilmiştir.Onlar sırasıyla;Abdest,vakit,ruku ve secdedir.Evvela abdest ile başlayalım söze.Abdest için buyruluyor ki ayeti kerime de ;"Allah size bir güçlük çıkartmak istemiyor.Fakat sizi iyice temizlemek ve üzerinize nimetini tamamlamak istiyor."
Peygamber efendimiz sallallahu aleyhi vessellem buyuruyor ki; "Müminin nuru ,abdest suyunun ulaştığı yere kadar varır." ve başka bir hadisi şerifte ise "Abdestli iken abdest almak, nur üzerine nurdur"Bu nurun şerhi olarakda "Abdestli iken abdest alana,Allahu teala o sebeble on hasene (sevap) yazar" buyruluyor.
Allah ,kendisine inananları ama kimin gibi inananları ? İhlas suresinde bildirildiği üzere inananları ,yani şirk koşmayanları cennete sokmak istiyor.Cennet ise temizdir ancak temizler girebilir.O yüzden Allah kulunun temizlenmesini istiyor.Hadisi şerifte şöyle buyuruldu ki ;" İslam temizdir o halde siz de temizlenin, çünkü cennete ancak temiz olan kimse girebilir"
Abdestin farzlarını cenabı Allah şöyle bildiriyor." Ey iman edenler ! namaz kılmaya kalktığınız (namaz kılmak istediğiniz) zaman yüzlerinizi dirseklerinize kadar ellerinizi ve başlarınızı meshedip,topuklarınıza kadar ayaklarınızı yıkayın."
Abdesti doğru düzgün aldıktan sonra,namaza koyulun.Tadili erkan üzere kılın.Beş vakit namazın her birinin kendine mahsus birer vakti vardır.Bunları namazın dışında ki şartlar arasında bulabiliriz.Eğer bir vakit namazını vaktinin dışında kılarsa o geçerli olmaz.Zira her namazın bir vakti vardır.Nafile ve kaza namazları mevzumuzun dışındadırlar.Biz farz olanlardan bahsediyoruz.Ayrıca namazların vakitlerinin tarifine,detayına inmeyi de uygun bulmuyoruz.Her halde bir müslüman öğlenin vaktin de akşamın farzını kılmayacağını, öğle (vaktinde) de öğle (namazını ) kılacağını biliyordur.Yok bu kadar da bilgisi yoksa.SubhanAllah demekten başka bir şey kalmıyor...
Ruku ve secdelere gelince bunları da tavuğun yem yemesi gibi yapmayıp,kuralına uygun yapması münasip olur ki doğrusuda budur zaten.Bir müslüman namaza başladığın da dünyayı elinin tersiyle iterek Allahu ekber der sonra da ellerini bağlayı verir.Böylelikle huzurunda durduğu rabbine saygısını göstermiş olur.Gerçi saygı böyle değildir.Bu vücudun dıştan görünüşüdür.Bu saygının bir de öteki boyutu sayılan kalp kısmı var ki.Bu da başlı başına apayrı bir mevzu...
Okurken size fıkra gibi gelebilecek bir olayı nakletmek istiyorum.Bir vaiz vardı sohbetinde şöyle derdi."Şu ayeti geçen ders izah etmiştim şimdi tekrar etmek istemiyorum.Şu konuda bir hadis var onu da geçen demiştim tekrar demiyorum" aynı bu vaizin dediği gibi, kalp faslı başlı başına bir iştir.daha evvelde değinmiştim o yüzden tekrar yazmıyorum dersek. onu yazma bunu yazma peki ne yazalım ve ne anlatalım...
Namazda kalp mevzusuna biraz değinelim ve böylece bu faslı kapatalım.Alimler buna huşu demişlerdir.Yani kalbin Allahın huzurunda korkuyla ümit arasında olması demektir. Rivayet edilir ki hz Ali, namaza durduğunda sapsarı kesilirdi.Neden renkleri atardı bu zatların.Çünkü onlar namazlarının kabul olup olmadığından şüphedeydiler.Yerlerinde ileri geri sallanmazlardı.
Elleri bağladıktan sonra hamd olsun alemlerin rabbına,rahman ve rahim olan Allaha ki din günün sahibidir.Diye devam eden fatihayı ve ardından zammı sureyi okuruz.Bazı an olur gözlerimiz dolar ,bazen de gafletimizden anlamayız okuduğumuzu.[Mesela yazıklar olsun o namaz kılanlara ayeti maun suresi]
Sonra ruku ederiz.İki büklüm oluruz huzurunda.Tesbih ederiz o zatı ki; her şeyden münezzehtir ve müberrağdır.Mevlananın mesnevide geçen şu benzetmesi gibi, denilir ey adam kaldır başınıda günahını anlat. Hemen o an rukudan doğrulur ama az kalınılır o halde utancından kapaklanır secdeye, sanki ayaklarına ,eteklerine sarılırcasına (teşbihte hata olmasın.) kapaklanır insan.Affeetsin diye...
O yüzden hadisi şerifte buyuruldu ki ;" Namaz bir terazidir.Tamamlayan tam alır"Tamamlayan cehenneme haramdır.Cennetin kapıları sonuna denk açılır.
Mevlam ümmeti Muhammede yardım eylesin.Çin zulmünde olan soydaşlarımıza acil yardımlar eylesin.
9 temmuz 2009
16 receb 1430
perşembee
MİRAÇ HEDİYESİ NAMAZ
Bismillah.Elhamdulillah.Kendisinden başka hiç bir ilah bulunmayan hayy ve kayyum (gerçekte tek diri ve her şeyin yegane yöneticisi ) olan o büyük Allahu tealaya sonsuz hamdu senalar olsun.Salatu selam ise "ben ancak iyi ahlakı tamamlamak için gönderildim" buyuran Hz Muhammed'e Sallallahu aleyhi vessellem olsun.
İdrakiyle müşerref olduğumuz bu ay.Onbir ayın sultanı ramazanı şerif ayının müjdecisi ve af gecelerinin meşalesi olan receb ayıdır.Bu ay ile alakalı daha önceki senelerde bazı mevzuları ele alan makaleler rabbimin izniyle yazmıştım.Bu sene hangi meseleyi mevzu bahis yapayım diye düşünürken ,bir taraftanda eski makaleleri karıştırıyordum ki tam o sırada " miraçtan sonrası" başlıklı yazımda ki şu paragraf dikkatimi çekti. "Aslında daha namaz bahsinden de bahsetmek istiyordum ama o konuyu başka bir zamanda mevla nasip ederse anlatmayı ,işlemeyi düşünüyorum" işte bu bana ,bu sene recebi şerif ayında namazı anlatmama gerektiği fikrini uyandırdı...
Kelimei şehadet getiren bir kişinin yapması gereken bir ibadettir namaz.Aklıma gelmişken kelimei şehadeti getirmekten hasıl olan maksadı yanlış anlayanlar var.Buna örnek mahiyetinde şu kıssayı zikredebiliriz.İmam nikahı kıyılacağı sırada imam efendi damada;" evladım kelimei şehadet getir"demiş.Damatta imama " hocam ben bu evin yabancısıyım neyin nerde olduğunu bilmiyorum.müsadenizle geline sorayım "demiş.Gelin de annesine seslenerek " Anneee!... hoca kelimei şehadet getirmemizi istedi ,nerdeyse getiriver..."(!)
Bu kıssaya gülüyoruz ama ibret almıyoruz.Kelimei şehadet getirmek demek.Dil ile ikrar etmek ve kalbende tasdik etmek demektir.Bu müslüman olduğunun alameti,nişanesidir.Bu islami bir hayat yaşayacağına dair söz vermendir.Bu son nefesine kadar islam üzere olman demektir.İşte buna söz verenler sırasıyla ibadetleri yapmaya başlar.
Bu ibadetlerden ilki ve " şüphesiz namaz müminler üzerine vakitle belirlenmiş olarak farz kılınmıştr"(Nisa/103) ayetiyle sabit ,farz ibadettir.İnkarı dinden çıkmaya götürürki bundan sığınılacak tek merca Allahu tealadır.Kıldığımız namazlarımıza hataları ve kusurları ve noksanlıklarıyla dergahı izzetinde fazlu kereminle kabul eylesin ve en kısa zamanda namazımızı tadili erknan üzere kılmayı nasip eylesin amin
Bir hadisi şeriflerinde buyurdu ki;"islam beş temel üzerine bina edilmiştir.Allahtan başka hiç bir ilah bulunmadığına ve muhammedin (aleyhisselam) Allahu tealanın elçisi olduğuna şahitlik etmek,namaz kılmak, zekat vermek,ramazan ayının orucunu tutmak,yoluna gücü yetenler için beytullahı hac etmek."
Yukarıda türkçesini yazdığımız islamın şartlarını her aklı yerinde olan müslüman ezbere bilir.Nasıl bir iş yerine gittiğimizde prasüdür icabı bazı şartlar karşılığında ne olur ne olmazı bildiren sözleşme kağıdına imza atıyor ve ardındanda harfiyen uyuyorsak sadık kalıyorsak sözleşmemize.aynı şekilde islama girdiğimizin mührü olan kelimei şehadeti söylerken de bu şartların altına mührümüzü basıyoruz.Fakat ne yazık ki ilk maddeden kaybediyoruz.
o ilk madde ise namazdır ki ,kılınışının dahi bir adabı vardır.o namaz size miraç gecesi hediye olarak verilmiştir.miraç gecesinin hediyesidir o.bir kaymakamdan gelen mektubu dahi özenle saklıyorsunuzda miraçta hediye olarka gönderilen namazı niye muhafaza edemiyorsunuz.
mevlana hazretleri ne güzel demiş ;" Aşk davaya benzer, cefa çekmekte şahide,Şahidin yoksa mahkemeyi kazanamazsın ki " Aşk ,islam olsun.Cefada namaz olsun.Namazın yoksa islamın özüne inemezsin ki.Hakikat perdelerini çekipte gözünün önünden gerçeğe ulaşamazsın o zaman.o yüzden buyuruyor peygamber sallallahu aleyhi vessellem " kişiyle ,şirk ve kafirlik arasında namazın terki vardır." mevlananın deeyimiyle mahkemeyi kaybettin arkadaş...
satırlarıma mevlananın bir sözüyle devam etmek istiyorum."Deniz ölüyü üstünde taşır.diriyi boğmak ister.nefis sıfatlarını öldürki hakikat sırlarının denizi seni üstünde taşısın" Şeytanın kafir oluşunun sebebi secdeyi gururuna yediremeyşindendi.İnsanın namaz kılmamasının nedenide nefsinin kölesi olmasındandır.nefsin peşine gitmekten ,nereye gittiğinden habersiz.Cehenneme doğru koştuğunu görmüyor. oysa islama teslim olsa.o teslimiyet onu " seven sevdiğiyledir"in sırrınca cennete sokacaktır inşaAllah.
bir kudsi hadiste buyuruldu ki" muhakkak ki ben senin ümmetine beş vakit namazı farz kıldım ve kendi katımda şöyle bir ahitte bulundum.her kim bunlara vakitlerinde devam ederse, mutlaka onu cennete girdireceğim.ama h er kim bunlara devam etmezse ,artık onun için benim yanımda hiç bir söz yoktur."
dinimizin direği ,mümin olanların ise miracı olan namaz mevzumuza başka bir makalemizde devam edeceğiz.zira kendisi o kadar geniş bir konu.değil bir sene ,bir ömür yazsam yinede biteremem. son olarakta bu mübarek ayda şu dua ile hitama erelim.
Ey Allah.Şüphesiz ben ,nimetleri gideren nikmetleri indiren hürmet perdelerini yırtan hastalıkları uzatan acıyı çabuklaştıran ve pişmanlık bırakan her bir günah için senden mağfiret taleb ediyorum.amin
4 temmuz 2009
11 receb 1430
cumartesi
« Önceki ::