Adıyaman Menzil Ziyaretim

2010-03-30 15:51:00

              ADIYAMAN MENZİL ZİYARETİM

            Bismillah.Elhamdulillah.Allahu Teala Hazretlerine Hamdu Senalar Ve Resulu Muhammed Mustafa Sallallahu aleyhi vesselleme salatu selamlar olsun.Bu makalemde geçtiğimiz günlerde (12,13,14 mart) yaptığım Adıyaman ziyaretimden daha doğrusu menzil köyünden bahsedeceğim.

            Öğrenimimi sürdürdüğüm ilçede bir vakfın tertiplediği gezi vardı.Adıyaman’a gidiyordu bu araba.Benimde o hafta sonu müsait oluşum ,cuma gecesini yollarda geçirmeme sebeb olmuştu.Anadolu’nun doğusuna ,güneydoğusuna doğru gidiyordum.Daha evvel hiç geçmediğim yollardan geçerek gidiyordum, bilmediğim bir köye...

            Gece boyu hayalimde hep bir köy hayal ettim.O hayalle sabahladım...Ama yanıldığımı sabah o köye vardığımda anladım.Arabamızın son dakikalarda yavaş hareket etmesinden dolayı sabah namazının cemaatini kaçırmıştık...Etrafta müşahede ettiklerim beni hayrete düşürmüştü.Burası bilindik bir köy değildi.Zannettim ki büyük bir metropolün ortasına düştüm...

            Her taraf takkeli gençlerle doluydu.Tek bir sokaktan ibaretti gezdiğim yer amma o nasıl bir kalabalıktır ki gurubunu kaybettiğinde bir daha bulmana imkan olmuyordu.Etrafımız yeşil tarlalarla çevriliydi.Havası temiz ve berraktı.Gecenin verdiği yorgunlukla istirahat etme ihtiyacı hasıl olduğunda kendimi caminin içine atıverdim,ikinci katta dinlenecektim aklımca...Gördüğüm manzara ve horultu sesleri uykumu kaçırmıştı.Yastığı kapan gelmiş devrili vermişti caminin içinde...Onlardan biri de bendim.

            Vakit öğle vaktiydi.Görevliler uyuyanları kaldırdılar."Ey kurbanlar,vakit geldi,insanlar namaza duracak varın abdest tazeleyin.." dediği gibi yaptık tazeledik abdestleri ve yine eski yerimi aldım.Ezanı Muhammedi okundu.Sonra bir sessizliği bozan " Hay Hak,Allaaahhhh" Sesleri, naraları yükseldi mihrabın oralardan.Anlamıştım ki şeyh efendi mihraba doğru ilerliyor ve kendisini görenler sevinçlerinden olsa gerek naralar atıyorlardı.Şeyh efendinin hangi mezhep üzere olduğunu akşam namazına kadar anlayamadım zira ben şeyhi göremiyordum ve öğle ile ikindinin de tilavetleri gizliydi.Akşam namazında şeyhin şafii mezhebinden olduğunu anladım...

 

            Şeyh efendinin adı GAVSI sani Abdülbaki Erol hazretleridir.Menzil kolunun başında 1993'e dek Şeyh Seyyit Muhammet Raşit Erol bulunuyordu.Vefatından sonra yerine kardeşi Abdulbaki hazretleri geçmiştir.Vakit namazlarını bizzat kendileri kıldırıyorlar...

            Sabah ve ikindi vakti olmak üzere günde iki kere meşhur çorba ikram ediliyordu gelen misafirlere.O çorbadan içmek kısmette varmış.O nedenli bir kalabalıktı,insanlar adeta birbirleriyle yarışıyorlardı.Bir kaşık,iki lokma ekmek ve çorba...Anlatılacak daha çok mesele vardı ama onları şahsıma saklıyorum.Allah yar ve yardımcımız olsun...

 30 Mart 2010
  15 Rabıul ahir 1431
  Salı

                     = Cennet Sarayı =

6076
0
0
Yorum Yaz