Mevlit Kandili Özel (Risales-i Nur Külliyatından)

2009-03-07 10:38:00

        MEVLİT KANDİLİ ÖZEL (RİSALE-İ NUR KÜLLİYATINDAN)


            Okuyacağınız bu yazı 14.02.09 tarihinde yapılmış olan haftalık yurt sohbetimizin ses kaydından yazıya aktarılmış bir metnidir.İçeriğine binaen yayımlanması uygun görülmüştür.


            Bismillahirrahmenirrahim.Risale-i nur külliyatından,mektublar adlı eser, Bediuzzaman Said nursi hazretlerinin kitabıdır.Mektubat da anlatılan konuların içeriği genel de Peygamberimizin mucizeleri ve peygamberligini isbat eden deliller.Peygamberimizin hakikaten peygamber oldugunun nişanelerini anlatan (19. mektup) bu devrin alimlerinden bediuzzaman said nursinin eseri olan Risale-i nur külliyatındaki (bir mektubudur) 19.

Mektubunu  sohbetimizin ana konusu yapacagız inşallah.


            Hazreti Peygamber  sallallahu aleyhi vessellem buyuruyorki;”Beni,anasında babasından evladından herkesten daha çok sevmeyen (hakiki manada )mümin olamaz.”Bir keresinde hazreti Ömer radıyallahu anh peygamberimize gelerek diyorki;”Ey Allah’ın Resulü:Ben seni canımdan daha çok sevemedim. Peygamberimiz buyuruyorki;”Sen kamil(manada) mümin degilsin.Daha sonra peygamberimiz Sallallahu aleyhi vessellem dua eder.O zaman hazreti  Ömer derki;”Vallahi seni canımdan çok seviyorum ,desenki canını ver senin için canımı veririm.”Hazreti Ömer, o makama erince söylediği o söz yalan olmaz ama o makama gelmeden önce deseydi yalan olurdu.Tabi biz “Ey Allahın Resulü seni seviyoruz”diyoruz ondan sonra yemedigimiz nane kalmıyor.”Allahıma kurban olayım”der ama beş vakit namaz denince” kim kılacak hoca efendi “der. Oruç denince “işim gücüm var ben on ikisaat aç kalamam” der. Zekat deyince” Ya ben kıt kanaat geçiniyorum,birde fakir fukarayamı vereceğim” der.


            Hac deyince de “Biz diyoruz.hoca paramız yok.Sen bizi yedi milyar verdirtip hacca gönderecen “.Zaten kimileri hacca Müslüman olarak gider,oradan geri kafir olarak döner.        ”Aldık taşı elimize,attık ,taşı taşa vurduk.Şeytan meytan gördügümüz yok Siyah bir örtünün etrafında döndük durduk Güneşin alnında elli derecede döndük durduk “Peygamberi sevdigini iddia ediyordu.Kurban olacaktıPeygambere. Demek ki o devirde olsa,yaşasa hepden dinden çıkacak.Peygamber buyuracak;”savaş var.” O diyecek; “Aman sende, ne savaşı bu” Çünkü zamanında öyle diyenler olmuştu tebuk seferinde.Peygamberimiz ;”Hadi gidiyoruz sefere “dedi.Münafıklar dedilerki:”Gittiğin ordu kuvvetli,kendi orduna bak.Biz gitmiyoruz, hadi sen git” dediler. Üç tane de sahabi efendimiz tembelliklerinden geri kalmıştı..Peygamberimiz seferden geri döndüklerinde münafıklar bakıyor, iş kötüye gidiyor.Geliyorlar mescide “Ey Allahın Resulü tarlamız vardır. Çoluk çocuk ayakta gelemedik.Ne olur bizi affet”O zaman ayet iniyor. “Sakın onlarla konuşma.”


            Bir keresinde Hazreti Ebubekir’i Radıyallahu anh Peygamberimiz zekat almaya göndermiş.Yahudi Ebubekir’e hitaben ;”Allah benden borçmu istiyor” , “Evet” demiş Ebubekir “Desene ;”Allah fakir ben zengin demiş “Yahudi.Hazreti Ebubekir radıyallahu anh o kadar sakin bir mübarek zattı.Ama o söz karşısında yahudinin suratına bir yumruk attı.Yahudiyi serdi yere.Yahudi Peygamberin huzuruna geldi ve Hazreti Ebubekirden şikayetçi oldu .Peygamberimiz durumu sorunca dedi ki;”Bu adam bana yumruk attı.”


            Halime valide Bir gece rüyasında görüyor Mekke’ye gitmesi gerektiğini.Hazreti Peygamber Sallallahu aleyhi vessellem  yetim kaldığı zaman melekler dedi ki ; “O yetimi alıp biz besleyelim.” Bulutlar dedi ki; “Ya Rabbi!biz O’nu alıp üstümüzde taşıyalım.Dünyayı gezdirelim.”Dağlar, taşlar,hayvanlar teklif etti.Allah hiçbir kimseye vermedi ve ben onu Halime’ye kıldım dedi.


            Halime valide rüya üzerine Mekke’ye geliyor.Bakıyor ki hiç çocuk kalmamış sadece Muhammed aleyhisselam var.Kadın süt emzirecek ki para alsın.Herkes paralı çocukları almış.Yetim Muhammed aleyhisselamın arkasında da  kimse yok ki para alabilsin.Peygamberi alıyor.Gelirken en arkada gelen eşeği giderken en önde gidiyor.Soruyorlar Eşek cevap veriyor; “Üzerimde ahir zaman peygamberi varken, ben nasıl yavaş gideyim.” Hazreti Peygamber sallallahu aleyhi vessellemin doğduğu gece dedesi Kabe’yi tavaf ederken bir bakıyor ki Kabe Peygamberimiz’in evine secde ediyor. İçindeki putlar yerle bir oluyor.Şeytan diyor ;“Muhammed doğdu” diye.Şeytan çok akıllı.Çünki çok alimdi.Adamı da o yüzden saptırır zaten.İçten fetva verir ve adamı bu şekilde saptırıverir. Şeytan dedi ki; “Ya Rabbi on sekiz bin aleme rahmet ,Muhammed doğdu.Alemler rahmetle doldu.Bana azap oldu.Ya Rabbi bana da rahmet et” denilince ,hadi denildi.Bu gece Muhammed’in hatırına sende rahmete dal


            Mekke’de tepeye çıkarak başladı bağırmaya.Orduları geldi “Şeytan ne oldu” dediler. Şeytan “sormayın Muhammed bu gece anne rahminde karar kıldı.” Demiş Regaib gecesinde.


            “Ey Rasulum! Attığın Zaman Sen Atmadın.”(Enfal suresi 17) sırrıyla aynı avucunda küçük taş ve toprak ,düşmana top ve gülle hükmünde onları bozguna götürdü.

            Hazreti Peygamber ,hicret zamanı müşrikler evinin etrafını sarmış.Peygamberimiz sallallahu aleyhi vessellem  yerden bir avuç toprak alarak Yasin suresinin ilk sayfasını okuyup savurdular.O toprak parçaları (kafirlerin) gözüne kulağına doluyor.Kafirler o gece uyukluyor ve şeytan da ilk defa o gece uyukluyor.

 

             Şu örneği verelim;Mesela sen eline bir kağıt parçası aldın ve ortadan ikiye yırttın.Yırttığın zaman sen yırtmadın.Sana yırttıran bir güç var.Kendi iraden (yani büyük iradenin içindeki küçük irade .) Küçük irade tıpkı nokta gibidir.Ama o küçük irade senin ahiret hayatını etkiler.Ya cennet ya cehennem.Bu dünyada nasıl yaşarsan öyle ölürsün. Nasıl ölürsen öyle dirilirsin.


            Mesela adam vaaz ederken ölürse dirilirken de öyle dirilecek.Sanki hiçbir şey olmamış gibi sohbete devam edecek.Adam zina ederken öldü gitti. Yine o hal üzere diriltilecek.Ve de Rabbinin huzuruna o hal üzere gidecek. Rabbini de kızgın olarak bulacak.Yine mesela bir mezarın içinin güzelliği dışına yansır.Bunu çok dikkatli bakarsanız anlarsınız.Bir mezarın içinin kötülüğü yine dışına yansır.Adamın bakası gelmez o mezara.Her mezarda da bu anlaşılmaz.Alimlerin mezarlarına bakın içinin güzelliği dışına yansır.Gidin o alimin sağ ayak ucuna.Gözleri yumup 1 fatiha 3 ihlas okuyun.Rabıtaya tutulun. Yani ondan manevi feyz almaya çalışın.Çünki Peygamberimiz sallallahu aleyhi vessellem buyuruyor ki ; “Dünya işlerinde başınız  şıkıştığı zaman kabir ehline baş vurunuz.”

 

            O küçücük cüz-i irade, o kocaman külli iradenin içinde nokta gibidir.Diyelim ki ben, bu gece İstanbul’a gideceğim.Biletimi aldım.Bu kaderimde de vardı.Kaderimde yazılmasa olmazdı.Ama o kaderi ben yazdırdım.Bugün de gittim biletimi iptal ettirdim.Saat 4’e kadar gidecek diye geçerken saat 4 de bir iş oldu.Ondan sonra gitmeyecek diye geçti.Kaderde Allah’u Teala’nın ilminde o iş zaten o şekilde yazılıdır.Allah ü Teala daha önceden ilmiyle bildiği için ana rahmine düştüğün anda yazmıştır kaderini,yapacagını bildigi için yazdı.

            Kader meselesi kurcalanmaması gereken iman mevzularından biridir.Çünkü işin içinden kalkamasın, kalkamassan motoru tüttürürsün.Motor tüterse kafayı sıyırırsın.İstanbul Bakırköy ruh ve sinir hastalıkları hastanesine yatarsın daha sonra.


            “Kıyamet saati yaklaştı Ay bölündü.”(Kamer, 1 Ayet metni) Aynı Avucun  Parmağıyla Kameri İkiye  Parça  Etmesi.Bu satırda da Hazreti Peygamberin bir mucizesiyle de karşılaşıyoruz Kafirler dedilerki;”sen Peygamber misin” dedi “evet” Bu gece dolulay, hadi böl kameri de inanalım Nasıl Musa aleyhisselam asası ile ikiye böldü kızıldenizi.Aynen Hazreti Peygamber de aya emretti.Allahın izni ile ikiye bölündü.Koskoca gök cismi ay iki yarım olarak ,biri uhud dağının sağına digeri de soluna ayrıldı.Mekkenin kafirleri sinema izler gibi seyrettiler bunu.Ve dediler ki “Vay be, bizim Muhammed büyücülükte ne kadar ilerlemiş,koskoca ayı gözümüzün önünde hileyle ikiye böldü.”


            İçlerinden biri dediki;”Mekkeye gelen kervan sahiplerine soralım.Onlar bu gece ayı nasıl görmüşler.”Gelen ilk kervana sordular;”Siz ayı nasıl gördünüz” dediler.”Ayı iki parça olarak gördük.”Kafirler;” hadi canım ,Muhammed sizinde gözünüzü boyamış,sihri dünyayı sarmış” dediler.Ayeti görüyorlar, ayeti inkar ediyorlar, kafir oluyorlar.Zaten kafirlerdi.Saf kafir oluyorlar. Bu sefer yüzde yüz kafir yani.


            Peygamberimize ilk peygamberlik geldigi yıllarda Peygamberimiz taife dayıoğullarının yanına islamı duyurmaya gitti ve dediki onlara” Ben Allahın Resuluyüm İslama tabi olun.”Biri dediki ,”sen Peygambersen büyük adamsın oturmaya gelmez.Yok yalancıysan yine oturmaya gelmezsin.” diğeri dediki “Allah başka Peygamber bulamadımı da senimi seçti, ne özelligin var, ne paran nede pulun var.”Hazreti .Peygamber baktı bunlarda inanacak göz yok dediki”İnanmadınız ama benim buraya geldiğimi mekkelilere duyurmayın yoksa katliam çıkarırlar mekkede.” “İyi tamam” dediler. Peygamberimizi taif sokaklarında evlatlığıyla taş yağmuruna tuttular.Peygamberimiz hurmalıga sığındı.O sırada Cebrail ve bir de dağların amiri bir melekle çıkageldi.”Ey Allahın Resülü emret taifi, iki dag arasında helak edelim” dedi dagların amiri melek.”Onlar bilselerdi beni taşlamazlardı.Umarım onların neslinden gelenler iman ederler”dedi peygamber.Melek Peygamberimize hayranlıkla baktı ve dediki “Vallahi sen alemlere rahmet Muhammed mustafasın.”


            Bir keresinde bir sahabenin savaşta gözüne ok girdi ve gözü aktı.Peygamberimize gelip durumu haber etti.Peygamberimiz mübarek tükürüğüyle tükürüp tekrardan gözü koydu yerine  ve sıvazladı.O sahabi gözünü açtı ve “eskisinden iyi görüyorum” dedi.Bir keresinde sahabinin birisinin  kılıcı kırılmıştı.Yerden bir dal buldu Peygamberimiz.”Al bunu ,kılıç olarak kullan “dedi. Sahabi diyorki;”Dal elime geçer geçmez kılıç oldu ve ben onunla savaşa katıldım.”


            Hazreti Peygamber bir hadislerinde buyuruyorki;”Kıyametin yakınlığı şu iki parmagımın yakınlıgı kadardır.Ben ve kıyamet peş peşe gönderildik.Benden sonra kıyamet kopacak”Hazreti.Adem aleyhisselam devrinden beri kıyamet bekleniyor.Bizde son Dakkalarınıyaşıyoruz dünyanın.Hazreti Adem dünyaya geldiginde ,dünya Hazreti Ademe dediki,”Ey Adem ,geldin amma gençligimi göremedin”.Hazreti .Peygamber Miraç hadisinde anlatır.’Ben giderken önüme bir kadın çıktı, bacaklarını dizlerine kadar sıvadı bana dogru uzatıyor amma ben hiçbir yöne bakmadım.O kadar çok zinnet takmışki ,EY Cibril bu kim dedim, dünya dedi.”


            Dünya ömrünün sonuna geldikçe,güzel gözükmeye başladı.Bütün nimetlerini sermeye başladı insanoğluna.Ne kadar hüneri varsa ahir zamana döküyor.Fakat dünya tıpkı işibitmiş kocakarı gibi.


            Risale-i nurda devam ediyor; Ve aynı el çeşme gibi on parmağından suyun akması ve bir orduya içirmesi.Peygamberimiz Sallalahu aleyhi vessellemin bir mucizesi de bu.Bir sefer esnasında ordunun suları bitmiş.Peygamber sallallahu aleyhi vessellem buyurdular ki; “kabında suyu olan var mı?” Biri getirdi.Peygamberimiz sallallahu aleyhi vessellem on parmağını soktu. O an kabtan sular taşmaya başladı.Boş kabları doldurdular.Hayvanları suladılar. Hazreti Peygamber on parmağından su akıtmıştır.Hazreti musa ise kayadan  oniki pınar akıtmıştır.


            Hazreti. Peygamber sallallahu aleyhi vessellem miraca giderken ; “Kızıl kum tepesinde Cebrail ile giderken durduk.Cibril in burada namaz kıl dedi.” Bende indim namaz kıldım.Karşı tarafta bir mezar gördüm.Haşmetli celalli bir mezardı.İçindeki zat tahiyyatta oturuyor gibi duruyordu.Elleri açık sanki sitem ediyordu. “Ben seni görmek istedim bana kendini göstermedin.Sonradan gelen genç peygamberi huzuruna davet ediyorsun.” Ey Cebrail bu kimdir dedim.Dedi ki bu Musa..Musa aleyhisselam tur dağında iken Cenab-ı Hakkı görmek istedi.Nurunun tecellisi ile dağın parçalanmasına dayanamayıp bayıldı. Ve şimdi gördüki sen huzuru ilahiyeye gidiyorsun.Musa aleyhisselam naz makamında olduğu için Rabbine naz ediyor.


            Hazreti. Musa, ümmeti Muhammede en çok faydası dokunan peygamberdir.Hazreti. peygamber sallallahu aleyhi vessellem miraç gecesini anlatırken buyuruyor ki; “Musa ile Rabbim arasında gittim geldim.” Musa aleyhisselam Sormuş; “Rabbi’nden ne aldın?” peygamber sallallahu aleyhi vessellam ; “50 vakit namaz.” Musa aleyhisselam “senin ümmetin onu kılmaz düşürttür.” Demiş.Hazreti. Peygamber sallallahu aleyhi vessellem  gidip düşürtmüştür. Bu olay tekrar tekrar devam etmiş. En sonunda 5 vakte düşürmüş.Musa aleyhisselam  Yine “senin ümmetin bunu da kılmaz.” Deyince peygamber sallallahu aleyhi vessellem  “Allah’ın huzuruna varıp benim ümmetim 5 vakitte kılmaz mı deyeyim.Ben kabul ettim gidiyorum.”Hazreti Allah 50 vakti 5 vakte düşürüyor ama sevabını yine aynı bırakıyor.5 vakit namaz kılan 50 vakit kılmış gibi olacak.Hiç eksiği yok 1’e 10 1’e 700.Güzel amel işleyenin sevabı 1’den 700’e kadar çıkacak.Müslüman kardeşine tebessüm etmen sadakadır.1 defa tebessüm ettiysen 10 defa ya da 700 defa tebessüm etmiş gibi sevap yazılır.


            700 defa tebessüm etsen işin içinden çıkamazsın.Büyük hesap gününde amel defterin önüne sağından geldiği zaman.Diyeceksin ki “Bakın benim kitabıma ben zaten tahmin ediyordum bunun böyle geleceğini”.Ama soldan gelirse şöyle bir bakacaksın.Diyeceksin ki “Eyvah!Büyük küçük ayırmaksızın bütün her şeyi yazmışlar.”İşte o defterin yazım işi şu an devam etmektedir.


            Risale-i nurdan devamla 5. maddeye geldik. “Ve aynı el hastalıklara ve yaralara şifa olması.” Elbette o mübarek el ne kadar bir mucize-i kudret-i ilahiye (ilahi kudretin mucizesi) olduğunu gösteriyor.


            Bu son madde daha önceden denildiği için tekrarlamak ihtiyacını hissetmiyorum. Devamla der ki “Güya;


            • Ahbap içinde o elin avucu küçücük bir zikirhane-i sübhanidir ki küçücük taşlar dahi içine girse zikir ve tesbih ederler.
            • Ve düşmana karşı küçücük bir cephane-i rabbanidir ki içine taş ve toprak girse gülle ve bomba olur.
            • Ve hastalar ve yaralılara karşı küçücük bir eczane-i rahmanidir ki hangi derde temas etse derman bulur.
            • Ve celal ile kalktığı vakit kameri parçalayıp kabı kevseyn (iki kavisli yay) şeklini alır.
            • Ve cemal ile döndüğü vakit abı Kevser (kevser suyu) akıtan 10 musluklu bir çeşme-i rahmet hükmüne girer.


            Arapça bilenler bilir ki “abı Kevser” ,Kevser suyu demektir.O su sadece o mucizeye şahit olan sahabeler tarafından hem görülüp hem de kullanılıp içildi.


            Risale-i nur devamla der ki “Acaba böyle bir zatın bir tek eli böyle acip mucizata (şasırtıcı, hayret verici mucizeler) mahzar ve medar olsa ( sebep, vesile) o zatın kainatın yaratıcısı yanında ne kadar makbül olduğu ve davasına ne kadar sadık bulunduğu ve o el ile biat edenlerin ne kadar bahtiyar olacakları bedahat ( gözle görünür) derecesinde açık olmaz mı?


            Mevlid kandilinde birbirimizi arayıp kutlayalım.Hediyeleşelim.Küs olanlar barışsın. Zira; “Bir müslümanın din kardeşi ile üç günden fazla küs durması helal olmaz.” Buyurulmuştur hadiste.


            Allah içinde bulunduğumuz Rebiülevvel ayını ve mevlid kandilini hakkımızda hayırlı eylesin.Ümmeti muhammede yardım eyleyip cenneti ile , Peygamberimiz sallallahu aleyhi vesselleme komşuluğu ile , cemalıyla müşerret eylesin.Sübhane rabbike rabbil ızzeti amme yesifun. Veselamün alel mürselin. Velhamdülillahi rabbil alemin.Rabbim bu metnin yazımında emeği geçenlerden razı olsun.amin


 12 Rebiul Evvel 1430

   9 Mart 2009

   Pazartesi

   Sivas/Gürün

=Cennet Sarayı=

1794
0
0
Yorum Yaz